POST-YAZI-META

Yazı’dan sonra –ki bu da Yazı’dan sonraya ait bir karalamadır ancak- yazarın bir yaşantısı olabilir mi? Bu yaşantı onca kimlik inşasına direndikten sonra bir anda denenmeden hemen orada-hazır duran bir kimliği alıp çıkıyor. Yazı ve şiir, gündeliğin poetikasını şairin/yazarın elinden (ister aşırı endüstriyelleşmiş olsun isterse kırsalda olsun) alıp poetikanın gündeliğine bir daha çevirmiyor. Bu devir-daim her ne kadar anlamsız gibi görünse de şu oluyor; yazarın/şairin konuştuğu özneyi ya da ötekiyi Yazı’ya ait bir çerçeveden çıkarıp, gerçek insan/durumlarla karşı karşıya bırakıyor. Bu da cehennem demek.

Yazmak, bu anlamda insanî bir etkinlik sayılmaz. Yazarın şairin insan kalarak yazı yazabileceği fikri, ham bir fikir, modernleşme ile ilişkilendirildiğinde Yazı’nın neliği sorusu ile yan yana koyulabilecek bir soru hem de bu. Şöyle veya böyle ilk gençliğini en vasat şiirlerle geçirmiş bir amatör bile Yazı’dan sonra yaşantının olmayacağını bilir, hisseder. Kaldı ki kimliğini şair olarak inşa etme ve bunun onayını öyle veya böyle alma yönünde ilerleyenler için bu şeffaf kariyer, Yazı’dan sonrasının olmayacağı garantisini de taşır. Yazı’dan sonra böyleleri için ancak Ölüm olabilir.

Yazı alanı Tarihin alanıdır çünkü. Hatta Şiir Tarihi diye yıllardır söylediğim ve nedense insanlara pek bir anlaşılmaz gelen şeyin baskısı, yerçekimi ile şair kimliği inşa edilir, doygunluğuna ulaşır, etlenir. İşte o Büyük Anlatı olarak Şiir’in bir tür olarak kalmasını sağlayan o Tarih’tir bana göre. Sözlü Kültür’den Yazılı Kültür’e oradan da Görsel Şiir’e uzanan kesikli fakat sürekli bir çizgi ve bunun altında kalan ne var ise.

İnsanın Dil yetisi, iletişim için önemli evet. Kendisinden başka birini onunla hiç konuşmadan tanımak bilmek ve onun tarafından bilinmek imkânsızdır, karşıdakini ve bizi insan kılmaz. Fakat insanî mevcudiyetin beden ve onun imkânları ile ilişkisi düşünüldüğünde, iletişim doğaya mı aittir, yoksa insana özgü müdür, o kafa karıştırır. Kafa karışıklığını giderecek tek şey Dil yetisinin en insanî aracı olarak Yazı ve levazımı olabilir. Yazı ve çıktı. İşaret ve anlam vb.

Modern ve sonrası zamanda kentli birey için işaretlerin bunca dağıldığı gündelik içinde bir sanat yapıtını anlamlandırmak, sadece sanat yapıtına içkin bir “şifreyi” çözmek anlamına geliyor. Oysa, tam tersi bir durum söz konusu. Modern kentte eksik bırakılan ne var ise, şiir ya da yapıt, işte o eksik bırakılan olmadan kolay kolay anlaşılamaz.

Reklamlar