Bütan Şiirleri

Uçucu bir şey şiir. Aslında kağıt olmasa, Dil yetisinin çeşitli mekanizmaları -bellek ekonomisi ve ritim- arasında ufalanıp gidebilir. kimi zaman gündeliğin içinde insan, böyle dil daktilolandırmalarına gelmeyecek sözlü kültür ürünü şeyler geçiriyor aklından. Eski şairler gibi elde defter ya da küçük bir kağıda iliştirilebilecek, fakat böyle kayıt altına alınmadığında da yok olup gidecek parçalar, kesitler ya da ne ise işte. hemen oracıkta bir zar oyunu, ya unutulacak ya da Dile yapışacak.

Gündeliğin anlam mecrası, bir noktadan sonra aşırı uyarılmadan ve gözün / zihnin üretme cehaletinden sağda solda bir imkânsızlık yığını olarak kalıyor, kalmakta. Şairin, belki diğerlerine olan bu cehennemî/lanetli üstünlüğü bir noktadan sonra, bu imkansızlığa bir imkan/mekan olarak şiir metninde ortaya çıkıyor. Şairlerin verbomotor (Walter J. Ong) olarak adlandırılmasını yadırgamıyorsunuz. Ham maddesi ne şiirin? Gündeliğin ham maddesi ne ise, işte o. karanlığın nasıl kendine göre bir krallık ise, yazı da öyle, kendine göre bir taht sahibi şairin, yazarın coğrafyasında. Hiç ihtiyaç duyulmayan şeylerin reklamcısı, metin yazarı olarak şair. Siz değilsiniz, çünkü size öğretilmeyenleri ve gramerde, dilde, sözlükte, söz diziminde topal bırakılmışlığınız ya da eksik öğretilmişliğinizi geçiştirecek bir normalleşme ile mağrursunuz. şair, dilin en büyük sessizi ve ünsüzü ve noktalama işareti.

Reklamlar