Kalan

Genel

Hece’deki söyleşide [Aralık 2018 Hece Edebiyat sayısında yayınlandı] kafama yatan ve daha sonra Son Barbar: Görsel Şiir’in içeriğini tekrar ele aldığımda iyice kanî olduğum durum şudur: Görsel Şiir, 2018 yılının sonunda ya da 2019 yılın başından itibaren bir şekilde edebiyat hayatımızın ve şiir tarihi dediğim “yanlış-bilinç-üretecinin” dışına çıkmalıdır. Son Barbar: Görsel Şiir kitabı eğer yayınlanma aşamasına gelebilir ise bu daha net anlaşılacaktır, öyle umalım.

Transformasyon, Emülasyon ve Simülasyon

Genel

Kaldığım yerden devam etmek gerekir ise, çağdaş vaktin bize dayattığı gösteri ve onun bir şekilde tamamen kendisinin devamını saplantı haline getiren yordamı [araçları, mecraları, gösterge seti vb.] pikselleştirilebilir ve sonra sayısallaştırılabilir hali ile şiirin ve şairin canına okuyor, okumakta.

Kuantalaşma, Fraktallanma ve Muassırlaşma

Genel

Yıllar geçtikçe mısralı şiir yazma konusunda insan daha isteksiz oluyor. Özünde, gerçek-zamanlı bir mısralı şiir peşinde olduğum için bir şiiri yazmaya başlamam ile onu tamamlamam arasında Yahya Kemal türü bir “ömür” geçmiyor. Çünkü biz, onun gibi kadîm sayacağımız bir geçmişin sularında yolculuk etmiyoruz, şimdi ve burada yaşıyoruz. Bizim için -en azından kendi kuşağımdan şairler için- Tarih’in monolitik bir yapısı falan yok. Geçmiş, kendi heybetini üzerimizde deneyemiyor artık. Bugün ve şimdi, geleceğin nasıl olabileceğine dair ufak ipuçları vermekten başka, yaşantımızın esasına dair hiç bir şeyin etkili olmasına izin vermiyor.