Yeni kahraman için yeni anlatı ve yeni mecra: Fallout 3

Genel

Fallout dünyası, itiraf etmeliyim ki edebiyatın yerini alabilecek her şeye sahip. hatta ileri gidilebilir, yaşantının yerini alabilecek ve kafa dinlemek için gidilebilecek bir akıl hastanesi odası ya da tımarhane simülasyonu olabilir. evet. tüm o gerçekdışılığı ile Çorak Ülke, edebiyatı edilgenliğinde ve zihinsel bir eylem olarak görmekten sıkılan için yeni mecra ve yeni mekan. yeni anlatı.

POST-YAZI-META

Genel

Yazı’dan sonra –ki bu da Yazı’dan sonraya ait bir karalamadır ancak- yazarın bir yaşantısı olabilir mi? Bu yaşantı onca kimlik inşasına direndikten sonra bir anda denenmeden hemen orada-hazır duran bir kimliği alıp çıkıyor. Yazı ve şiir, gündeliğin poetikasını şairin/yazarın elinden (ister aşırı endüstriyelleşmiş olsun isterse kırsalda olsun) alıp poetikanın gündeliğine bir daha çevirmiyor. Bu devir-daim her ne kadar anlamsız gibi görünse de şu oluyor; yazarın/şairin konuştuğu özneyi ya da ötekiyi Yazı’ya ait bir çerçeveden çıkarıp, gerçek insan/durumlarla karşı karşıya bırakıyor. Bu da cehennem demek.